tr

Zina Sebebiyle Boşanma

17.06.2022
1
Zina Sebebiyle Boşanma

Zina sebebiyle boşanma davası, taraflardan herhangi bir tanesinin evlilik birliği içerisinde karşı tarafı aldatması kaynaklı açılır. Türk Medeni Kanunu’nun 161. Maddesi gereğince özel yargılamaya dair dava türüdür. Zina eşlerden bir tanesinin eşi haricinde bir kişiyle cinsel münasebette bulunmasıdır.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Şartları

 Evlilik İlişkisinin Varlığı

Eşlerden bir tanesinin yaptığı zinadan söz edebilmek adına evlilik birliğinin bulunması gerekir.İki tarafın arasında boşanma davasının bulunması, davanın devam ediyor olması yahut ayrılık kararının varlığı tarzındaki durumlarda kişilerin karşı cinsle cinsel münasebette bulunmasında zina fiilini meydana getirir. Resmi şekilde evliliği bulunmayan kişilerin zinadan kaynaklı dava açım hakkı bulunmaz.

Karşı Cinsel Cinsel Birlikteliğin Olması

Zinadan kaynaklı olarak boşanma davasının açılması adına eşlerden herhangi bir tanesinin karşı cinsle cinsel birliktelik yaşaması gerekir. Cinsel münasebette bulunmadan el ele tutuşmak, sevgili olarak yaşam sürmek, sevişme, sarılma, öpme tarzındaki durumlar zina sayılmaz.

Kusur Şartı

Zina durumunu isteyerek ve bilerek gerçekleştirmek gerekir. Bundan dolayı tecavüze uğramak yahut benze tarzdaki iradenin dışında gelişen durumlarda kesinlikle zinadan söz etmek mümkün olmaz.

Zinanın Affedilmemesi Gerekir.

Zina durumu meydana geldikten sonraki süreçte eşiyle tekrardan bir araya gelen, yeni çocuğu olan, barışan kişide zinayı affetmiş sayılacaktır. Affedilmiş olan durumların mahkemede boşanma nedeni olması kanunen yasaktır.

Zina Davasından İspatlama

Zinadan kaynaklı olarak açılmış olan davalarda ispat büyük önem taşır. Aldatma fiili kişi tarafından gizli biçimde gerçekleştirildiğinden ispatlaması oldukça zordur. Bundan kaynaklı olarak mahkemeye direkt olarak olmasa da dolaylı açıdan ispat niteliği taşıyan delil de sunulabilir. Zinada aldatma delil sayılacaklar;

  • Telefon mesajları; zina nedeninden dolayı açılan boşanma davalarında aldatıldığı konusunda şüphe duyan kişi telefon kaydının alınması konusunda talepte bulunabilir. Mahkeme aracılığıyla GSM operatörlerinden mesajın saati, telefon aramalar ve dakikalara dair bilgilendirmeler alınır.
  • Tanık beyanları; eşin ve karşı tarafın cinsel birlikteliği olduğuna dair tanık olması çok mümkün olmaz. Tanık beyanlarının aynı ev içinde yaşadığına ve aynı otelde kaldığına dair olması gerekir.
  • Whatsapp konuşmaları; bu uygulama üstünden cinsel ilişki sırasında çekilmiş görüntüler atılmışsa mahkemeye delil olarak sunulur.
  • Sosyal medya mesajları; eş ile aldatılmış olan kişi arasındaki sosyal medya mesajlarında cinsel ilişki sırasında birbirlerine gönderdikleri fotoğraf ve videolar da delildir.
  • Ses kaydı; eşin yaptığı telefon görüşmeleri mahkemece delil niteliği taşır. Bu aşamada dikkat edilecek olan nokta gizli çekilen ses kaydının delil sayılmayacağıdır. Özel yaşam gizliliğinden kaynaklı görüşmelerin içerikleri kayıt altına alınamaz. Mahkeme tarafından hangi numarayla, hangi sıklıkla ve ne kadar süre ile görüşüldüğü netleştirilir.
  • E- posta yazışmaları; iki tarafın birbirine yazdığı maillerde cinsel münasebetlerine dair sohbetin olması, fotoğraf ya da videonun olması delil mahiyetindedir.
  • Video ve fotoğraf; iki tarafın cinsel ilişkileri sırasında çekilen fotoğraf ya da videolarının kayıtları mahkeme zina fiilinin varlığının olduğunu gösteren delildir.
  • Mesaj kayıtları; zina eyleminde kanıtlama olarak görülmez ama delillerin desteklenmesini sağlar. Telefon mesajlarının detaylarında cinsel ilişkiye dair yazılar bulunuyorsa mahkemeye sunulabilir.
  • Otel kayıtları; Yargıtay tarafınca kişilerin otelde aynı oda içinde kalmaları zina olarak sayılmaktadır. Mahkeme aracılığıyla otelin bulunduğu yerdeki Emniyet Müdürlüğü’nden otel kaydının görüntüleri istenir.

Mahkemeye Dedektif Delili Sunulur mu?

Eşinin aldattığını düşünen kişiler özel dedektifler tutarak delil elde etmek istemektir. Yapılan bu işlen hukuka aykırılık taşıyabilir. Özel dedektifler aldatan kişinin videolarını ve fotoğraflarını çeker. Dedektif aracılığı ile elde edilecek olan deliller özel yaşamın gizliliğine aykırı düştüğü için hukuka uygun değildir.

Zina İçin Telefon Programı ve Casusu Yazılım Kullanmak Suç Teşkil Eder mi?

İnsanlar eşlerinin kendilerini aldatıp aldatmadığı öğrenmek için karşıdakinin ve kendi telefonuna casusu yazılımlar ile telefon programları yüklemektedir. Bu yazılımlar sayesinde kimlerin aradığı, sohbetleri, konumu, paylaşımları, videoları ve fotoğrafları görülebilir.  Telefona yüklenen programlar Kişisel Verileri koruma Kanunu’na aykırı olduğundan hukuka aykırı delil elde edilmiş sayılır. Mahkeme bu tarz delilleri hükme kesinlikle esas almaz.

Gizli Kamera Görüntüleri Delil Olarak Sunulur mu?

Gizli kamera görüntüleri de hukuka aykırı olduğundan dolayı mahkemece delil olarak sayılmaz. Bu tarz görüntüler özel hayatın gizliliğini ihlal etmek anlamına gelir.

Dava Açıldıktan Sonra Mahkemeye Delil Sunulur mu?

Boşanma aşamasında olan kişilerin yaşamında devamlı gelişmeler meydana gelir. Boşanma davası aşamasında yeni delil ve iddiaların meydana geldiği ve bunların mahkemeye sunulması karşılaşılan bir durumdur. Yargıtay dava aşamasında yeni deliller konusuna bir nokta koymuştur. Davalı olan kişi cevap dilekçesini sunmamışsa delil sunulamayacağı belirtilmektedir. Kanun ve mahkeme tarafından belirtilen yasal süreler içerisinde delillerini sunmayan kişilerin sonrasında delil sunması da mümkün olmaz.

Yargılama Sırasında Çocukların İfadeleri Beyan Alınır mı?

Çocukların velayet haklarını iki taraf birden talep etmişse çocukların yararları düşünülerek çocuklar idrak edebilecek yaştaysa mahkeme tarafından atanan uzman tarafınca çocukların velayet konusunda beyanı alınacaktır. Ayriyeten eşlerden herhangi biri evlilikte var olan uyuşmazlık konusunda çocuğunu tanık olarak gösterebilecektir. Hâkim gerekli görürse çocukların tanıklığına başvurabilir. Hâkimin sorduğu sorular üzerine çocuk tanıklık yapar.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürecektir?

Türk Medeni Kanunu’nun 161/ 2. Maddesi gereğince zina durumunu öğrenen eş 6 aylık süre zarfında boşanma davasını açmalıdır. Bu süre zarfında açılmayan davada zinanın olgusu öne sürülemez. Zina olmasına rağmen eşiyle birlikte yaşayan, evini terk etse bile geriye dönen, zina meydana geldikten sonra eşiyle cinsel ilişki yaşayarak hamile kalan kişiler olayı affetmiş sayılır. Boşanma davası süresi olaylara, delillere ve mahkeme hükümlerine göre değişkenlik göstermektedir.

Aldatılan Kişi Tazminat Talep Edebilir mi?

Boşanma davalarında zarar uğramış olan kişi boşanma aşamasında kusurlu olan eşten maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Mahkeme aldatmış olan kişinin, eşini aldatma ile genel boşanma nedenlerinden kaynaklı verdiği zararlar kadar maddi tazminat ödemesini hükmedebilir.

Maddi tazminattaki önemli detay kusurlu olan kişinin karşı tarafa ne denli zarar verdiğidir. Maddi tazminatın değeri zarar ile ölçülür. Aldatan kişinin eşine vermiş olduğu psikolojik sarsıntı, ruhsal çöküntü de manevi zararı oluşturur. Aldatma sebebiyle psikolojik çöküntü yaşayan kişi manevi tazminat da talep edebilir.

Aldatılan Kadın veya Erkek Nafaka Alabilir mi?

Zinadan kaynaklı boşanma davaları görülürken, hâkim tedbir nafakasına dair kusur saptama işlemi yapılmayacağından aldatan kişide tedbir nafakasına hak kazanabilmektedir. Yoksulluk ile alakalı nafakaya hak kazanılması adına kusur şartına bakıldığından, hâkim kişilerin kusurlarına dair belirleme yapılınca karar verir. Zinada bulunan kişinin kusuru tespit edilirse kusuru ağır basan kişi lehine nafaka hüküm olmaz. Diğer tüm içeriklerimize Google vasılasıyla ulaşabilirsiniz.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Fırat ACAY
Fırat ACAY
Merhaba. Size nasıl yardımcı olabiliriz?